Reflü Şikayetlerini Azaltmanın Basit Ama Etkili Yolları

Reflü ve Beslenme

Halk arasında reflü olarak bilinen gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin özofagusa yani yemek borusuna doğru geri kaçması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi sık rastlanan bir sağlık problemidir. En belirgin semptomları arasında yemekten sonra meydana gelen göğüste yanma hissi, mide içeriğinin ağza gelerek acı bir tat bırakması, boğaz yangısı ve yutma güçlüğü yer alır. Reflü hastalığında uygulanacak tedavinin yanı sıra yaşam tarzı değişiklikleri ile şikâyetlerin hafifletilmesi mümkündür. Reflü şikâyetlerini azaltmak için kolayca uygulayabileceğiniz yaşam tarzı değişikliklerini ele aldık.

Mide Asidi Nedir? Nasıl Çalışır? Ne Zaman Sorunlara Yol Açar? sorusunu ele aldığımız içeriğimize bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Öğün sayısını çoğaltın, miktarı azaltın

Uzun süre aç kalıp fazla yediğinizde reflü şikâyetleriniz artabilir. Bunu engellemek için bir gün içinde yediğiniz öğün sayısını çoğaltabilirsiniz. 3 ana, 2 ara öğün olacak şekilde bir beslenme düzenini deneyin ve şikâyetlerinizde bir değişiklik olup olmadığını gözlemleyin. Reflü hastalığında belirtileri arttıran etkenlerden biri de aşırı doymaktır. Öğün sayısını arttırdığınızda yediklerinizin miktarını azaltmayı unutmayın.

Yavaş yiyin

Bir kişinin beslenme alışkanlığı ve yediği yemeklerin türü gibi çeşitli yaşam tarzı faktörlerinin reflü riskini etkilediğine dair çalışmalar vardır. Yapılan bir araştırmada, 10 gönüllüden farklı günlerde, 5 dakika ve 30 dakikalık sürelerde, 690 kalorilik aynı yemeği yenmesi istendi. Yemek sonrası gönüllüler 2 saat boyunca izlendi. Çıkan sonuçlara göre, asit reflü atakları 5 dakikada yenen yemekten sonra toplam 12,5 kez, 30 dakikada yenen eşit miktarda yemekten sonra ise 8,5 kez bildirildi. Yemekleri yavaş yemek, reflü şikâyetlerinin artmasını engelleyebilir. Yavaş yemenin daha az kilo almak gibi başka yararları da vardır. Yemeklerinizi, tadına vararak, yavaşça yemeye çalışın.

Yemek günlüğü tutun

Reflü Yemek Günlüğü

Reflü hastalığında şikayetleri arttıran şeylerden biri tetikleyici gıdalar olabilir. Genellikle kaçınılması gerektiği söylenen yiyecekler; baharatlı ve yağlı yemekler, soğan, sarımsak, domates, nane, alkol, gazlı içecekler, kahve ve çikolatadır. Fakat bu gıdalar sizin için hiçbir olumsuz etkiye neden olmayabilir. Bunlardan bazıları ya da daha fazlası da reflü şikayetlerini arttırabilir. Bazen yemeklerin pişme şekilleri onları sizin reflünüz için zararsız hale getirebilir. Örneğin pişmiş soğan ya da kurutulmuş domates herhangi bir semptomu tetiklemeyebilir.

Tetikleyici gıdaları keşfetmenin ve onlardan uzak durmanın en iyi yolu yemek günlüğü tutmaktır. Yemek günlüğü bir süre sonra size neyi tolere edip edemeyeceğinizi gösterir. Günlük yemek ve içecek alımlarınızı saatleriyle birlikte kaydedin. Aradan geçen zaman içinde herhangi bir belirti hissederseniz bunları da yazın. Reflü günlüğünüze herhangi bir ilaç kullanıyorsanız onları da eklemeyi unutmayın. Birkaç hafta sonunda sizi en çok rahatsız eden yiyecek ve içecekleri anlamanız oldukça kolay olacaktır.

Günlük sıvı alımını arttırın

yapabileceğiniz en kolay şeylerden biri de bol su içmektir. Sık tüketilen su, sindirim sistemini daha iyi hale getirip şikayetlerinizi azaltabilir. Günde 2 ya da 3 litre su tüketmeye çalışın. Yeterli miktarda su içemiyorsanız sağlıklı sıvı içecekler ya da gıdalarla destekleyebilirsiniz. Az yağlı süt, soya sütü, badem sütü, yulaf sütü, Hindistan cevizi suyu, papatya çayı içebilirsiniz. Asit oranı yüksek meyvelerin suları, nane çayı ve içinde kafein barındırdığı için yeşil çay mide ekşimesine neden olabilir. Karpuz, salatalık, armut, havuç gibi su oranı yüksek asit oranı düşük meyveler reflü hastalığı olanlar tarafından rahatlıkla tüketilebilir.

Uyku öncesi yemekten kaçının

Gastroözofageal reflü hastalığı, mide asidinin yemek borusundan geri geldiği, mide ekşimesi ve karın ağrısı gibi semptomların görüldüğü bir hastalıktır. Reflü hastalarının büyük çoğunluğu, şikâyetlerinin geceleri arttığını belirtmektedir. Uyku öncesi sorunları en aza indirmek için yatmadan en az 3 saat önce gıda tüketimini sonlandırın. Yatar pozisyonda mideniz dolu olduğunda yanma ve ekşime gibi problemleri daha fazla yaşarsınız. Bu da uyku düzenini ve kalitesini olumsuz etkiler. Aynı şekilde öğle yemeği sonrası şekerleme, akşam yemeği sonrası televizyon karşısında uzanma ya da uzanarak yiyip içme alışkanlıklarınız varsa bunlardan da vazgeçmeye çalışın.

Yemek sonrası egzersiz ve yoğun hareketten kaçının

Mide asidinin yemek borusuna doğru akışını ifade eden reflü, kimileri için nadir olarak meydana gelen bir rahatsızlıktır. Böyle zamanlarda mevcut egzersiz rutininizi değiştirmek zorunda değilsiniz. Fakat maalesef bazıları için tedavi gerektiren kronik bir sorundur. Reflü hastaları, tedavinin yanı sıra günlük yaşamlarında da değişiklik yapmak zorunda kalır. Eğer egzersizlerinizi yemek sonrası saatlere bırakıyorsanız bundan vazgeçmeniz gerekebilir. Yemekten sonra birkaç saat boyunca ağır egzersizden kaçınmalısınız. Akşam yemeği sonrası açık havada yürüyebilirsiniz. Ancak yürüyüş sırasında eğilmeyi içeren hareketler yapmaktan da uzak durun. Vücudunuzun eğilmek, kalkmak gibi ani hareketlere maruz kalması, yemek borunuza asit gönderip yanma ve ekşime şikâyetlerini arttırabilir.

reflü ve sağlıklı beslenme

Zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulun

Zararlı alışkanlıklar denince akla gelenler sigara, alkol, paketli gıda, aşırı yağlı yiyecekler, asitli içeceklerdir. Sağlığınız için sigarayı hayatınızdan çıkarın. Bunun dışında kalan tetikleyici gıdaları, şikâyetlerinizi göz önünde bulundurarak ölçülü tüketmeye özen gösterin. Bazı yiyecekler yemek borusunun tahrişini arttırabilir. Bunlar; kızartmalar, hamur işleri, çikolata, kivi, domates, limon gibi asitli gıdalardır. Eğer bu saydıklarımız mide ekşimesine sebep oluyorsa yoğun hareketlerden ve uykudan önce yemeyin ya da tamamen diyetinizden çıkarın.

Kötü Beslenme Alışkanlıklarından Kurtulmanın 9 Yolu ‘nu ele aldığımız içeriğimize bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Stres ve reflü ilişkisi

Bazı çalışmalar, stresin reflü için tetikleyici bir faktör olabileceğini söylüyor. Eğer reflü ataklarınız önemli bir sunum, sınav ya da bir tanışma öncesi oldukça rahatsız edici bir noktaya ulaşıyorsa arasında bir ilişki olup olmadığını düşünebilirsiniz. Birçok kişi şikâyetlerinin stres ve anksiyete ile ilişkili olduğunu söylese de bu tam olarak kanıtlanmamıştır. Çoğu zaman stresli anlarınızda saatlerce yemek yemeyi unutur ya da yararsız ve hızlı bir şekilde karnınızı doyurursunuz. Aynı zamanda yorgun ve uykusuz olabilirsiniz. Bunların hepsi de reflü ataklarına sebep olan faktörlerdir. Stresli olduğunuz anlarda, bir de midenizle ilgili bir problem yaşamak istemeyeceğinizi aklınıza getirin. Böyle zamanlarda uyku ve beslenme düzeninizi bozmamaya gayret edin.

Kaynak
Reflü Şikayetlerini Azaltmanın Basit Ama Etkili Yolları
Bizi Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön